Uluslararası kredi derecelendirme kurumu S&P Global Ratings, Türkiye’de devam eden fon soruşturmasına dair yaptığı açıklamalarda, bu gelişmelerin ülkenin kredi notu üzerinde olumsuz bir etki yaratmayacağını vurguladı. Yetkililer, özellikle bazı fonların tasfiye sürecine girmesine ilişkin gelişmelerin kısa vadede Türkiye’nin finansal duruşunu sarsmadığını ve bilanço istikrarını koruduğunu belirtti. Bu açıklamalar, yatırımcılar arasında özellikle fonların kriz etkisinin sınırlı olacağı yönünde bir güven oluşmasına katkı sağladı.
Geçtiğimiz yılın sonlarından bu yana yakından takip edilen bu süreç, 16 Ekim’de kamuoyuna duyurulması beklenen ikinci kredi notu ve görünüm raporu öncesinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Kasım 2022’de yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin kredi notu ‘BB-/B’ seviyesinde sabit tutulmuş ve görünüm durağan olarak belirlenmişti. Bu yüksek not hakkında yapılan açıklamalarda, kurumların Türkiye’nin makroekonomik politikalarını ve finansal istikrarını gözettiği, fonlara ilişkin gelişmelerin de tüm detaylarıyla inceleneceği vurgulandı.
S&P yetkilileri, fon soruşturmasıyla ilgili değerlendirmelerde, düzenleyici otoritelerin hızlı ve etkili politikalar uyguladığını, bu sayede finansal istikrarın korunmaya devam ettiğini belirtti. Uzmanlar, sorunun büyük çaplı bir risk oluşturmadığını ve ekonomiye olumsuz yansımasının en iyi şekilde kontrol altına alındığını ifade etti. Ayrıca, hane halklarının ve finansal kurumların Türk lirasına olan güvenlerinin korunduğu ve dolarizasyon oranlarında ciddi bir artış yaşanmadığı da dikkat çekti. Bu gelişmeler, Türkiye’nin temel makroekonomik göstergeleriyle desteklenerek, kredi notu açısından aşağı yönlü baskı öngörüsünün azalmasına neden oldu.
Uzmanlar, Türkiye’nin rezerv durumu ve ekonomik göstergeleri ışığında, mevcut kriz ortamının sınırlı bir risk oluşturduğunu düşünüyor. Merkez Bankası’nın rezervlerini dikkatli ve planlı kullanması sayesinde, brüt ve net rezerv seviyeleri yılbaşından beri toparlandı. Bu durum, kredi notunun desteklenmesi ve sürdürülebilir finansal istikrar için önemli bir temel oluşturdu. Ayrıca, hane halklarının ve işletmelerin döviz yerine yerli para birimine olan bağlılığının devam etmesi, dolarizasyon oranlarının kontrol altında tutulması açısından olumlu bir gelişme. Ekonomik büyüme ve enflasyon tahminleri de, mevcut seviyelerin ötesine geçmeyecek gibi görünüyor. Sonuç olarak, uzmanlar, söz konusu fon soruşturmasının ve diğer makroekonomik gelişmelerin, Türkiye’nin kredi profilini olumsuz etkilemediğini ve politikaların hem uluslararası hem de yerel düzeyde etkin bir şekilde yönetildiğini vurguluyorlar.
